Hülya Koçyiğit mülteciler için kamera karşısına geçecek

Sanat hayatına 200 küsur film sığdıran Koçyiğit’in yeni projesinin senaryo çalışmaları devam etmekte. Projenin dizi mi? yoksa sinema filmi mi? olacağı ise merak konusu. Sanatçının eşi Selim Soydan bir sinema filmi olmasını isterken, senaryoyu çalışan ekip arkadaşları dizi olmasında yana.

Yeşilçam’ın efsane ismi Hülya Koçyiğit evinin kapılarını ’ya açtı ve bilinmeyen yönlerini anlattı. Usta oyuncu günümüz Türk sineması ve dizilere karşı bakış açısını, torunu Emir Aras’dan ve Diriliş’in Ertuğrul’u damadı Engin Altan Düzyatan’a kadar en özel konuları paylaştı. Koçyiğit ayrıca yakında kamera karşısına geçeceğinin de müjdesini verdi.

“Göçmenleri anlatacak yeni proje yolda”
Hülya Koçyiğit mültecileri konu edineceği yeni projesi için senaryo çalışmalarını devam ettirmekte. Koçyiğit göçmen konusunun masaya yatırılmasının zamanı geldiğini söyleyerek, “Senaryolaştırmaya çalıştığımız hikayeler var. Göçmen problemini temel alan bir proje. Tarih boyunca göçmenlik mültecilik ülkeler arası insanların gidip başka ülkelere yerleşme sebepleri açlık olabilir savaş olabilir. Birçok neden bunlar insanların üzerinde nasıl birikimler bırakmışlar. İnsanlık adına bu ülkenin bütün dünyaya verdiği bir ders var. Beklide bundan söz etmenin zamanı çünkü batı bunu bildiği halde göremezden geliyor. Destek vermiyor yardımcı olmaya çalışmıyor. Geleceğe doğru yürüyoruz gelecekte de bu topraklarda insanlar olacak biz bugün varız.”

“Projede oyuncu olarak yer alacağım”
Projenin sinema filmi veya dizi olması konusunda henüz karar vermediğini söyleyen Koçyiğit, canlandıracağı karakteri şu ifadelerle anlattı: “Oyuncu olarak yer alacağım bir proje. Geçmişi çokta olumlu olmayan çok tercih edilmeyen, yanlışlıklarla dolu bir gençliği fakat giderek hayatın onu en doğru en faydalı işler yapmaya yönlendirmesi bugün bir uluslararası yardım kuruluşunun bir neferi olarak çalışan bir insan benim karakterim.”

“Koçyiğit’ten damada övgüler”
Oyuncu olan damadı Engin Altan Düzyatan’a a övgüler yağdıran Koçyiğit Diriliş dizisini de kaçırmadan takip ettiğini söyledi. Koçyiğit ‘Diriliş türünde bir dizide oynamak ister miydiniz?’ sorusunu ise ‘İsterdim’ diye cevapladı. Usta sanatçı hem damadına hem de damadının oyunculuğuna olan hayranlığını şu sözlerle anlattı: “Önce damadım diye ilgi gösteriyordum ama Diriliş müthiş bir dizi. Son yıllarda seyrettiğim en etkileyici özenilmiş işlerden biri. Halk zaten onun karşılığını veriyor. Bütün Türkiye hayran. Her geçen gün benimde hayranlığım artıyor. İşine bu kadar sahip çıkan gerçekten onu hayata geçirmek için hiçbir özveriden kaçınmayan. Gerektiği zaman kavga dövüş sahnelerinde hiç dublör kullanmayan. Ata binebilen. Bir aktörün yapabileceği her şeyi yapmak için çok emek sarf ediyor. Olağanüstü bir ses tonu var. Kendisini takdir ediyorum.”

Torununun çocuğunu gören bir yıldız
Torunu Neslişah Alkoçlar’ın oğlu olan Emir Aras’ın dünyaya gelmesinin neşesine neşe kattığını söyleyen Koçyiğit; “Çok tatlı bir duygu. Nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. Herhâlde hayatımda yaşadığım beni en neşelendiren canlandıran mutlu eden bir duygu. 1yaşını kutladık. Nasıl geçti zaman ne kadar çabuk büyüyorlar O arabalardan çok zevk alıyor. Kitap okurken hem dinliyor, hem sayfalarını çeviriyor. Arabalar en büyük tutkusu.”

Senaristlere yeşil ışıktı: “Canlandıracağım karakter”
Sanatçı kendisine gelen rolleri tatmin edici bulmadığı için bir süredir dizi ve film projelerinde yer almadığını söyledi. Koçyiğit hayat vermek istediği karakterin özelliklerini şu sözlerle anlattı: “Çok cazip hikayelerle karşılaşmadım. Teklif edilen rol yeterli kadar tatmin edici olmayabiliyor. Toplum içinde bizi umudu gösterecek bir karakter olmalı. İnsanlara umut vermeli. O başardı bende başarabilirim. Kendine güvendi bende kendime güvenebilirim dedirtmeli. Karakterin sadece eğlencelik seyircilik olmaktan çıkarak mutlaka eğitici bir rolü olmalı.”

“Dizilere eser olarak bakmıyorum”
Yüksek bütçelerle hazırlanan dizi ve sinemadaki oyuncu farklılığına dikkat çeken Koçyiğit, iki sektörün de kendine has özelliklerin bulunduğunu belirtti. Özellikle son dönemlerde artış gösteren dizilerde yeni yüzlerin olmasından memnuniyetlik duyduğunu anlatan Koçyiğit aynı şeyin beyaz perde de geçerli olmadığına dikkat çekti ve şöyle konuştu: “ Türkiye de en güzel en doğru giden şey oyunculuklar. Oyunculuk konusunda çok yetenekli geçlerimiz var. Genç ve güzel yüzlerin seçilmesini yadırgamıyorum. Onlara bir eser olarak bakmadığım için. Ama sinema eserine baktığım zaman orada sadece genç ve güzel olması beni tatmin etmiyor. Gerçekten inandırıcı gerçekten canlandırdığı karakteri tam anlamıyla hazmetmiş mi ve onu yaşayabiliyor mu? Ben onun aktör olduğunu unutarak gerçekten o insanı seyrediyormuşçasına etkilenebiliyor muyum?.”

“Kendi insanımızı anlatmalıyız”
Günümüz Türk sinemasının gidişatını takdir ettiğini söyleyen Koçyiğit, sinemada yerel hikayelerin anlatılmasından taraf olduğunu belirtti. Usta sanatçı, “Türk sinemasının kat ettiği yol takdire değer. Konuları daha yerel hikayelerden seçmekte bence fayda var. Çünkü bütün dünya kendi sinemasını oluşturmak için kendi insanını anlatmaya çalışıyor. Bizde kendi insanımızı anlatabilmeliyiz. Bir başkasının taklidi yada tekrarı olmamalıyız. Biz bunu yıllarca Türk sinemasında yaptık. Ne kadar yerli hikayeleri hayata geçirebilirsek dünya sinemasında da o kadar ilgi görürüz.”

“Keşke böyle bir proje gelse”
Sanatçı Yeşilçam’ın usta isimleri ile tekrar bir araya gelmek ister miydiniz? Sorusuna ise ‘çok isterdim’ cevabını vererek,’ keşke ‘dedi. Koçyiğit: “Çok isterim. Dün ve bugün olarak seyircinin ilgisini çok çeker. Cüneyt Arkın ,Kadir İnanır ,Tarık’ı çok isterdim. Ediz Hun ,Murat Soydan, Türkan Şoray ,Fatma Girik, Filiz Akın. Keşke böyle bir proje gelse. Televizyon dizisi olsa daha çok kişiye ulaşır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Demirkubuz çok özel bir yönetmen”
Koçyiğit’in filmlerini kaçırmadan takip ettiği yönetmenlerin başında Zeki Demirkubuz geliyor. Usta oyuncunun beğenerek takip ettiği diğer isimleri de anlatarak, “Zeki Demirkubuz’ un çok özel bir yönetmen olduğunu düşünürüm. Onun her filmini özenle merakla gider izlerim. Derviş Zaim, Reha Erdem, Çağan Irmak’ta takip ettiğim yönetmenler arasında. Nuri Bilge Ceylan zaten hepimizin gururu, olağanüstü bir estetik anlayışı var. 

Gizem Özdemir

Posted Under
Genel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir